Garajdan Çıkan Dünya Devi: Jeff Bezos ve Amazon’un Gerçek Hikayesi

Garajdan Çıkan Dünya Devi: Jeff Bezos ve Amazon’un Gerçek Hikayesi

Bugün dünyanın neresinde olursanız olun, o “gülümseyen” karton kutuyu tanırsınız. İçinde kitaplardan elektroniğe, hatta market alışverişinize kadar her şey olabilir. Peki, trilyon dolarlık bu devasa imparatorluğun temellerinin, sadece birkaç kitap ve eski bir kapıdan yapılmış derme çatma bir masayla, küçük bir garajda çıktığını ve bu imparatorluğun en bilinen isminin amazon.com olduğunu söylesem?

Bu, sadece bir e-ticaret sitesinin değil, vizyonun, riskin ve takıntılı bir müşteri odaklılığının hikayesi. Bu, “Her Şeyi Satan Adam”ın, Jeff Bezos’un ve onun yarattığı dijital canavar Amazon’un hikayesi. “Dünyanın ve Tarihin Enleri” serimizde bugün, internet çağının en büyük kumarını ve onun nasıl tuttuğunu inceliyoruz. Hazırsanız, 1994 yılına geri dönüyoruz.

AMAZON

Jeff Bezos, sıradan bir çocuk değildi. Daha yürümeye yeni başladığında kendi beşiğini tornavidayla sökmeye çalışan, bilime ve mühendisliğe takıntılı bir dahiydi. Princeton Üniversitesi’nden bilgisayar bilimi ve elektrik mühendisliği dereceleriyle mezun olduğunda, önünde parlak bir kariyer vardı.Ve başardı da. 90’ların başında Wall Street’te, D.E. Shaw adında prestijli bir finans firmasında en genç başkan yardımcılarından biri olmuştu. Altı haneli maaşı, konforlu bir ofisi ve garantili bir geleceği vardı. Ancak 1994 yılında Bezos’un karşısına çıkan bir istatistik, tüm hayatını değiştirecekti. İnternet kullanımı o dönemde her yıl %2300 (Yüzde iki bin üç yüz) artıyordu. Bu inanılmaz bir hızdı. Bezos, bu dijital dalganın ya üzerinde sörf yapacak ya da altında kalacaktı. İşte o an, Bezos “Pişmanlığı En Aza İndirme Çerçevesi”ni (Regret Minimization Framework) kullandı. Kendi kendine şunu sordu: “80 yaşıma geldiğimde, hayatıma dönüp baktığımda, bu internet denen şeye dahil olmadığım için pişman olur muyum diye kendisine sordu?” Cevabı koca bir “Evet”ti. Wall Street’teki dolgun maaşını, bonuslarını ve konforunu elinin tersiyle herşey den vazgeçti. Kimileri buna delilik diye bilir ama bezos bir gelecek olarak gördü.

Eşi MacKenzie ile birlikte arabaya atlayıp Seattle’a doğru yola çıktılar. Yolculuk sırasında Jeff iş planını yazarken, MacKenzie arabayı kullanıyordu. Hedef: Amazonun kurulacağı yer Bellevue, Washington’da kiraladıkları evin garajı.

Başlangıç sermayesi tabi ki yoktu? Büyük ölçüde anne ve babasının emeklilik birikimleri olan yaklaşık 250.000 dolardı. Onlara, “Bu parayı kaybetme ihtimalim %70” olduğunu söylemişti. Ama ailesi ona inandı.

Şirketin ilk adı neydi biliyor musunuz? “Cadabra”. bildiğimiz, “Abrakadabra” gibiydi. Ancak telefonda insanlar bunu “Kadavra”  yani (Ceset) olarak anladığı için bu isimden hemen hızla vazgeçildi. Sonunda, dünyanın en büyük nehri olan ve “A” harfiyle başlayarak listelerde üstte görünecek olan “Amazon” isminde karar kılındı.Bezos’un Vizyonu çok  basitti: “Dünyanın en büyük kitapçısı” olmak. Neden kitap? Çünkü kargolanması kolaydı, bozulmazdı ve milyonlarca çeşidi vardı.

İlk günler tam bir kaostu. Ofiste bir bilgisayara bağlı bir zil vardı. Her sipariş geldiğinde zil çalıyordu. İlk başta günde birkaç kez çalan zil, birkaç hafta içinde o kadar sık çalmaya başladı ki, gürültüden çalışamaz hale geldiler ve zili kapatmak zorunda kaldılar. Bezos’un takıntısı kârlılık değil, büyümeydi. “Hızlı Büyü” (Get Big Fast) sloganıydı. Yıllarca zarar ettiler. Yatırımcılar çıldırıyordu. Ama Bezos’un gözü uzun vadeli oyundaydı.Seslendirme (Dramatik ve ciddi bir ton):

Sonra 2000 yılı geldi. Dot-com balonu patladı. İnternet şirketleri birer birer batarken, Amazon’un hisseleri %90’dan fazla değer kaybetti. Eleştirmenler onlara “Amazon.bomb” (Amazon bombası) ismini verdi. Herkes Bezos’un bittiğini düşündü.Ama Bezos inatçıydı. Krizi, rakiplerini ezmek ve daha da büyümek için kullandı. Sadece kitap satmaktan vazgeçti ve “Her Şeyi Satan Mağaza” olma vizyonuna geçti.

Bu dönemde Amazon’u kurtaran ve bugünlere getiren şey, Bezos’un iki temel felsefesiydi:

İnovasyon. 1-Click (Tek tıkla) sipariş patentini aldılar, lojistik ağlarını kurdular.

Acımasız bir “Müşteri Takıntısı”. Rakiplere değil, müşterinin ne istediğine odaklanmak.Ve en büyük hamleleri… Çoğu insanın farkında olmadığı gizli silahları: Amazon Web Services (AWS) logosunu bir çok yerde görmüşsünüzdür. Kendi sitelerini çalıştırmak için kurdukları altyapıyı başkalarına kiralamaya başladılar. Bugün Netflix’ten CIA’e kadar herkesin kullandığı bulut sistemi, Amazon’un asıl kâr makinesi haline geldi.

Ardından Kindle ile kitap okuma alışkanlığını değiştirdiler, Alexa ile evlerimize girdiler ve Prime ile kargoculuğun standartlarını yeniden yazdılar.Garajdaki o derme çatma masadan, günümüz de uzaya roket gönderen bir vizyona ve gelişime şahit olduk. Jeff Bezos’un hikayesi, konfor alanını terk etme cesaretinin ve uzun vadeli düşünmenin neler başarabileceğinin kanıtıdır. O, internetin potansiyelini herkesten önce gördü ve elindeki her şeyi bu uğurda riske attı. Bugün Amazon, trilyon dolarlık değeriyle tarihin en güçlü şirketlerinden biri. Wall Street’te kalsaydı belki de zengin bir bankacı olarak emekli olacaktı. Ama o, pişman olmamayı seçti ve dünyayı değiştirdi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir